Ah be Gömlük, yine başlıyor sınavlar, ödevler, projeler… Aslında başladı bile ve her sınav ve ödev ve proje döneminde olduğu gibi benim canım acayip derecede oyun oynamak, film seyretmek, sonra, efendime söyleyeyim, hulahop falan çevirmek istiyor…
Günün Rüyası…
Böyle kabus görmemiştim epeydir, aslında böylesini hiç görmemiştim belki de. Uykularım da tuhaflaştı zaten epeydir, höyle höyle işte…
Son bir kaç gündür sabah uyandığım zaman kendimi henüz uyumamışım sanıyorum. Hani, halen gece, uykuya dalmak üzereyim falan gibi… Geçen gün mesela, sabah alarm çalmaya başladı (ilk alarmım 5:55’e falan kurulu bu arada, hava halen karanlık oluyor yani), gözümü araladım, “birisi mi arıyor acep” dedim ilk, sonra baktım zil değil alarm sesi geliyor, “herhalde alarmlardan birisini değiştirdim yanlışlıkla” dedim fakat düşündüm, hatırlamıyorum öyle bir şey, alarmı değiştirdiğimi yani. Ee, gecenin 12’sinde neden çalıyor bu telefon deyip baktım, sabah olmuş meğer. Uyuduğumun farkında bile değildim, üzücü idi.
Muayyen günümdeyim yine
Aslında bir kontrol edesim var ama böyle bunalım içinde yazdığım yazıların her birinin arasında tam bir aylık süre çıkacak diye korkuyorum. Aslında iyi de olurdu belki, kendimi önceden hazırlayabilirdim en azından durum öyle olsaydı…
Facebook ve Patlıcan Ezme Salata
Soyu Tükenmekte Olan Hayvanlar ve Konulu Korku Pornosu Üzerine
Pornografi ilgimi çeken bir konu (bu şekilde ifade edince bir şeye benziyor), korku filmlerini de seviyorum, peki dedim, korku pornoları nasıl olur acep. Siz sevgili okuyucularım için araştırdım 😛
Gomerciniye’de bayram sabahı…
Her bayram olduğu gibi kalktım erkenden lâkin çoğu bayramın aksine bayram namazı için hazırlanmadım. Neredeyse bir haftalık sakal duruyor suratımda, ve akşamdan karar verilmiş bayramlıklarım mevcut değil…
Hay Bin Kunduz!!!
Ah be abi, akılsız başın ayaklarını, hmmm, yanlış oldu. Dur, baştan alıyorum; akılsız başın cezasını ayaklar çekermiş de oruçlu oruçlu çekilir şey midir?
Bugün sabah 11’de ders vardı, yani sabah 10 gibi çıkmam lazım evden. 10 gibi çıkmam için de en geç 9:30 gibi kalkmam lazım, yavaş hazırlanırım çünki. Ayrıca, 9:30 gibi kalkmam için de 9 gibi uyanmam lazım, yatak keyfi şart çünki. Gel gör ki gece 2 sularında uyanıktım zaten. 2:30 gibi dedim ki, bir şeyler yiyeyim, hani sahur tadında, sonra da yatayım. Şöyle bir kalktım, baktım yorgunum, dur dedim, biraz uzanayım sonra kalkar hem bir şeyler yer hem de alarmları falan kurar yatarım. Tabi, bir uyandım saat 9:30…
Boğuluyorum Gömlük
Açlıktan mıdır, açıklıktan mı bilemiyorum. Bakıyorum, ikisinin de boğucu bir etkisi olmaması lazım ama boğuyor işte bir şeyler…
Maymun geldi,kucağıma yatmaya çalışıyor yine fakat pek beceriksiz bu konuda. Genelde ilk bir kaç denemesinde kafası aşağıda, götü havada kalıyor. Kalkıyor sonra, dönüyor biraz, bir daha deniyor, tutturursa artık. Gölge öyle değil, şöyle bir bakıyor kucağıma, LAP diye yerleşiyor sonra da. Hmm, kucak-lap, hmm…
Sahibinden satılık bilinçaltı…
Yine kötü bir rüya gördüm; rüyamda eski bir rüyamı gördüm. Bilinçaltım, bilincimin altını üstüne getirmeye çalışıyor gibi. Sırf kelime oyunu amaçlı bir cümle gibi olduysa da güzel oldu aslında, mantıklı oldu, özetleyici oldu…
Günün malı ilan ediyorum kendimi
Abi, tamam, bir insan mal olabilir, şanssız olabilir, beceriksiz olabilir de neden hepsi birden olur bazen…
Bugün öğleden sonra dişçi randevum vardı, saat 4’te. Planım şuydu: sabah normal işe gidecektim, öğleden sonra da saat 3’teki Kızılay servisi ile Kızılay’a inip oradan Balgat’a seyirtecektim. Bu arada, hazır Kızılay’dayken de doğalgaz yükletecektim biraz. Ne kadar basit, ne kadar sade, değil mi?